Uzaklaşan bir evlilik mi, özgürlük mü demeliyim?
Kalbim "aldatılıyorsun" diye avaz avaz bağırırken, zihnim alıştığım düzeni korumak için beni susturuyor...
Sırt çeviren dostlar, yanımda kalan düşmanlar!
Bir yanılgının anatomisi: Dost bildiklerim gitti, düşman sandıklarım yanımda kaldı...
Kedin mi yok, derdin çok!
Bekâr bir anne olarak yaşam mücadelemde kedilerimden öğrendiklerim...
Kovuldum, terk edildim ve bir sokak köpeğiyle hayata tutundum
Hayatımın alt üst olmasından sonra seçtiğim "salgınsız karantina" hayatı ve arınma sürecim...
İstifa etmek değil, gerçeği duymak değiştirdi!
Artık topuk sesleriyle değil, kuş sesleriyle uyanıyorum. Peki ya içimdeki o sızı...
Vicdan mı diyelim cüzdan mı, siz söyleyin!
Biz iki öğretmen olarak cüzdanımızdaki boşlukla vicdanımızdaki doluluk arasında sıkışıp kaldık. Bize akıl verin lütfen...
Yıldırım aşkı sandım, “narsizm” çıktı!
Tekrar karşılaşmamızın bir mucize olduğunu sanıyordum; oysa hayatımın en büyük sınavı, bir narsistin ağlarına düşmekmiş...
Endişe etmeden yaşayamaz oldum!
Her şey tıkır tıkır işlerken o çocukluktan kalma sinsi ses fısıldıyor: “Bir şeyler ters gidecek"...
Yalnız kalma korkumu nasıl yendim?
Yoksa yalnızlığı seçerek hata mı etmiştim? Kimseye güvenmeden geçen yıllar, en büyük pişmanlığım mı olacaktı?..