Karizmanın arkasındaki “mantar adamlar”
İyi eğitimli ve karizmatik bir adamın arkasındaki gizli “ilişki haritası”. Duygusal sömürüden ekonomik istismara uzanan modern bir dolandırıcılık hikâyesi:
Nasıl anlatacağımı bilemiyorum ama bir kadın olarak hemcinslerimi uyarmak gereğini hissettiğim bir konu var:
Çok ilginç bir erkek tipiyle uzaktan da olsa tanıştım ve büyük bir şaşkınlık içindeyim.
İyi eğitimli, çevresinde tanınan, sevilen biri. En kötü özelliği ise kabarık bir “aşk karnesi” olması
Pek çok kadını üzmüş, aldatmış bir geçmişi var. Arkadaşları “Yapma, üzme seni sevenleri” dese de dinlemiyor. “Bağlanma sorunum var, köklenecek adam değilim ben” gibi modası geçmiş ıssız adam havalarıyla dolaşıyor.
Oysa bu ıssızlık, aslında örümcek ağının bir parçasıymış da kimse anlamamış.
Gizemli bir yaşam: “Modası geçmiş ıssızlık” mı, ekonomik avcılık mı?
Esas dikkat çekici olan ise son yıllarda hiç çalışmadan, bir geliri olmadan yaşaması.
Kendine yeni bir imaj yapmış; saçlar, kılık kıyafet derken biraz hippi tarzı bir görünüme bürünmüş. Kişisel gelişim gruplarında vakit geçiriyor, kimsenin görmediği bir sevgilisi olduğunu iddia ediyor.
Ara ara da yok oluyor. Bu “gizemli yaşam” imajı, kurbanlarını seçmek için kullandığı bir filtre aslında.
Bir gün bir kafede bir kadınla tartışırken görülmüş. Kadın ağlayarak, “Neden arada yok oluyorsun?” diye sorarken, tartışmanın sonunda patlamış: “Kartımı geri ver ve çık git hayatımdan!”
Bu cümle, karizmatik illüzyonun parçalandığı an olmuş. Çünkü bu adamın “bağlanamama” sorunu değil, “bedavacılık” tutkusu varmış belli ki.
Deşifre olan “ilişki haritası”
Olayın rengi, bir arkadaşının tesadüfen evinde bulduğu bir dosyayla değişmiş.
Dosyanın içinde maddi durumu iyi kadınların listesinin olduğu bir “ilişki haritası” varmış. Kadınların ne iş yaptığı, nerede oturduğu, nerede gezdiği, hatta hangi kişisel zaaflara sahip olduğu tek tek not edilmiş.
Bu öyle bilindik, sıradan bir çapkınlık değil; planlı bir ekonomik parazitlik örneği.
İşte o an gizem çözülmüş: Bu “karizmatik ıssız adam”, bağlanamıyorum bahanesinin arkasına sığınıp kadınların sevgisini sömürmekten öteye geçmiş.
Kendine, sosyal medya ve kişisel gelişim gruplarından oluşturduğu listeyle dev bir sömürü ekosistemi kurmuş.
Gözüne kestirdiği, ekonomik durumu güçlü kadınlarla “tesadüfen” tanışıyor, hayatlarına girip maddi-manevi sömürdükten sonra toz oluyor.
Ghosting mi, yoksa organize bir plan mı?
Bu olay ortaya çıkınca çevremdeki kadın arkadaşlarımla konuşmaya başladık. Herkes kendi yaşadığı “ghosting” tecrübelerini anlatırken bir anda o korkunç şüphe düştü aramıza:
“Acaba hayatıma giren ve durduk yere yok olan o adam da bu tür bir menfaat peşinde miydi?”
İlişkinin tam ortasında her şey yolundayken size “kendinizi kötü hissettirip” giden, suçu sizin üzerinize atan o ıssızların kaç tanesi sadece duygularınızın değil, imkanlarınızın peşindeydi?
Modern dünyada “duygusal sorunlar” (bağlanma korkusu, çocukluk travmaları vb.), bu tür profesyonel asalaklar için mükemmel bir operasyon maskesi haline gelmiş durumda.
Eğitimli bir adam nasıl böyle bir “mantara” dönüşür?
Reality programlarındaki akıl almaz çarpıklıklar artık “modern ve eğitimli” ilişkileri de mi sardı?
İyi eğitimli, eskiden de olsa bir kariyer yapmış bir adamın bu denli bir yozlaşmaya düşmesi, toplumdaki “kolay yoldan beleş yaşama” arzusunun ne kadar tehlikeli bir boyuta ulaştığını göstermiyor mu?
Eskiden kalmış bir statü ve dış görünüş, bu tür avcıların en büyük silahı olmuş sanki.
Referanslarına, eğitimine ve nezaketine güvendiğiniz birinin, bir “ilişki haritası” üzerinde sizin üzerinize bir çarpı koyduğunu düşünmek bile tüyler ürpertici.
Bazıları sadece kalbinizi değil, hayatınızı ve emeğinizi de çalmak için orada olabilir.
Bu yozlaşmaya karşı gözümüzü dört açmalı, duygusal manipülasyonun arkasındaki ekonomik veya her türlü ajandayı fark etmeliyiz…
Sosyolojik dokunuş: Zygmunt Bauman ve “akışkan aşk” kavramı
Sosyolog Bauman, modern dünyada ilişkilerin çok kırılgan ve “bağlanmadan kaçan” sığ bir yapıda olduğunu söyler. Paylaşımcımızın sözünü ettiği “mantar adamlar, bu akışkanlığı yani ghosting yapabilme rahatlığını bir kazanç kapısına dönüştürmüş gibi. Toplumun bu zayıf karnı, bu kişiler tarafından ekonomik bir “ekosistem” kurmak için kullanılıyor olabilir.
Bu hikâyede kendinden bir parça bulduysan aşağıya yorum yazabilirsin. Ya da taşıdıkların ağır geliyorsa anonim kalarak “Dök İçini” butonunu tıklayıp yükünü bırakabilirsin. Kim olduğun değil, ne hissettiğin önemli. 💬✨
Yorum gönder