Sessizce ezilmeli miyim yoksa savaşmalı mı? İşyerindeki o “Nilaylar” ne istiyor?
Şu an işyerindeki bir avuç işe yaramazın başarılarımı nasıl sabote etmeye çalıştığını düşünerek deliriyorum.
28 yaşında bir gencin bakliyatla hayatta kalma imtihanı!
Dile kolay, tam dört koca yıl boyunca iş bulamadım...
Kedin mi yok, derdin çok!
Bekâr bir anne olarak yaşam mücadelemde kedilerimden öğrendiklerim...
İstifa etmek değil, gerçeği duymak değiştirdi!
Artık topuk sesleriyle değil, kuş sesleriyle uyanıyorum. Peki ya içimdeki o sızı...
Vicdan mı diyelim cüzdan mı, siz söyleyin!
Biz iki öğretmen olarak cüzdanımızdaki boşlukla vicdanımızdaki doluluk arasında sıkışıp kaldık. Bize akıl verin lütfen...
Kendim için yaşamaya çok mu geç kaldım?
Hayatta sağlık ve ekonomik rahatlık çok önemli ama insanın potansiyelini gerçekleştirememiş olması da büyük azapmış...